|
Catégorie |
Turc |
Anglais |
|
| General |
|
| 1 |
General |
liverpool'a özgü bir yemek |
scouse n. |
|
| 2 |
General |
yunanistan'a ait bir reçine şarabı |
retsina n. |
|
| 3 |
General |
antik yunan'da 26 kg'a eşit bir ölçü birimi |
talent n. |
|
| 4 |
General |
a, b ve c tabakalarının dikey bir şekilde üç ayrı katman olarak görülebildiği toprak |
abc soil n. |
|
|
|
| 5 |
General |
a harfinin farklı bir şekilde söylenişi |
aw [scottish] n. |
|
| 6 |
General |
afganistan'da taliban'a karşı kurulmuş çok etnikli bir ılımlı islam ittifakı |
united front n. |
|
| 7 |
General |
hindistan'a özgü bol bir ceket |
banian n. |
|
| 8 |
General |
hindistan'a özgü bol bir ceket |
banyan n. |
|
| 9 |
General |
iran'a özgü bir kalem kutusu |
kalamdan n. |
|
|
|
| 10 |
General |
4000 pound'a eşdeğer bir ağırlık birimi |
last n. |
|
| 11 |
General |
10 quarter'a veya 80 buşele eşdeğer bir ingiliz hububat kapasitesi birimi |
last n. |
|
| 12 |
General |
keyif için alınan ve bağımlılık yapmayan bir uyuşturucu olarak tüketilen, kenevir ve baldan yapılan fas'a özgü bir macun |
majoun n. |
|
| 13 |
General |
hindistan'a özgü üflemeli bir çalgı |
pungi n. |
|
| 14 |
General |
hindistan'a özgü üflemeli bir çalgı |
poogye n. |
|
| 15 |
General |
hindistan'a özgü üflemeli bir çalgı |
bin n. |
|
| 16 |
General |
bir milyon bar'a eşdeğer bir basınç birimi |
megabar n. |
|
| 17 |
General |
hindistan'a özgü olup 82.28 pound'a eşdeğer bir ağırlık birimi |
men n. |
|
| 18 |
General |
1/ohm'a eşdeğer bir iletkenlik birimi |
mho n. |
|
| 19 |
General |
trinidad'a özgü bir dans |
bongo n. |
|
|
|
| 20 |
General |
112 pound'a eşdeğer bir ingiliz ağırlık birimi |
hundred n. |
|
| 21 |
General |
kendini imparator sanan deli bir italyan'a verilen lakap |
monarcho n. |
|
| 22 |
General |
içerdiği önermelerin nitelik ve niceliğine göre sınıflandırılan ve geleneksel olarak a, e, ı, o harfleri ile ifade edilen bir kıyas biçimi |
mood n. |
|
| 23 |
General |
hindistan'a özgü dans ve ritüellerde kullanılan stilize ve sembolik bir jest |
mudra n. |
|
| 24 |
General |
on bin ar'a veya bir milyon metre kare'ye eşdeğer bir ölçü birimi |
myriare n. |
|
| 25 |
General |
genellikle isa'nın yaşamı, ölümü ve dirilişi temalarını ve kutsal kitapta geçen olayları işleyen orta çağ'a ait bir piyes türü |
mystery n. |
|
| 26 |
General |
hindistan'a yeni gelen bir ingiliz olma |
griffinism n. |
|
| 27 |
General |
suudi arabistan'a ait altın bir sikke |
guinea n. |
|
| 28 |
General |
çin ve tayvan'a özgü bir siyah çay |
oolong n. |
|
| 29 |
General |
metre kare başı bir newton'a denk gelen basınç birimi |
pa n. |
|
| 30 |
General |
hindistan'a özgü bir çay |
pekoe n. |
|
| 31 |
General |
yunanistan'a özgü güçlü anason aroması olan bir içki |
ouzo n. |
|
| 32 |
General |
gürcistan'a özgü geleneksel bir ziyafet |
supra n. |
|
| 33 |
General |
zararı küçük bir alan(l)a sınırlamak |
contain the damage to a small area v. |
|
| Phrases |
|
| 34 |
Phrases |
'-a benzer bir şey |
to this/that effect expr. |
|
| 35 |
Phrases |
(b, e, a, d, g, c ve f) hatırlatması için kullanılan uydurma bir hatırlatma cümlesi |
battle ends and down goes charles' father (b, e, a, d, g, c and f) expr. |
|
| Colloquial |
|
| 36 |
Colloquial |
sol anahtarındaki notaları hatırlamak için kullanılan bir ipucu (f, a, c ve e) |
face n. |
|
| 37 |
Colloquial |
1'den 10'a kadar bir sayı seç |
pick a number between one and ten expr. |
|
| 38 |
Colloquial |
1'den 10'a kadar bir sayı seç |
think a number between one and ten expr. |
|
| Idioms |
|
| 39 |
Idioms |
son anda kazandığı yarışlarla bilinen jokey edward "snapper" garrison'a atıfta bulunarak türetilmiş bir ifade |
garrison finish n. |
|
|
|
| 40 |
Idioms |
(a ve b arasında) büyük bir fark |
a world of difference (between a and b) n. |
|
| 41 |
Idioms |
(a ve b arasında) epeyce bir fark |
the world of difference (between a and b) n. |
|
| 42 |
Idioms |
(a ve b arasında) büyük bir fark |
the world of difference (between a and b) n. |
|
| 43 |
Idioms |
(a ve b arasında) bir hayli fark |
the world of difference (between a and b) n. |
|
| 44 |
Idioms |
(a ve b arasında) epeyce bir fark |
a world of difference (between a and b) n. |
|
| 45 |
Idioms |
(a ve b arasında) bir hayli fark |
a world of difference (between a and b) n. |
|
| 46 |
Idioms |
bir şeyi a'dan z'ye bilmek |
know something inside out v. |
|
| 47 |
Idioms |
bir şeyi a'dan z'ye bilmek |
know something through and through v. |
|
| 48 |
Idioms |
(a ile b arasında) bir geçiş sağlamak |
bridge the gulf (between a and b) v. |
|
| 49 |
Idioms |
(a ile b arasında) bir geçiş sağlamak |
bridge the gap (between a and b) v. |
|
| 50 |
Idioms |
(a ile b arasında) bir köprü oluşturmak |
bridge the gulf (between a and b) v. |
|
| 51 |
Idioms |
(a ile b arasında) bir köprü oluşturmak |
bridge the gap (between a and b) v. |
|
| 52 |
Idioms |
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek |
know (something) forward and backward [us] v. |
|
| 53 |
Idioms |
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek |
know (something) backward [us] v. |
|
| 54 |
Idioms |
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek |
know (something) backward and forward [us] v. |
|
| 55 |
Idioms |
(bir şeyi) a'dan z'ye bilmek |
know (something) inside and out v. |
|
| 56 |
Idioms |
(bir şeye)a bağımlı |
given to (something) adj. |
|
| 57 |
Idioms |
nixon'a özgü cüretkar ya da tabu olan işleri başarma özelliğini belirtmek için kullanılan bir deyim |
only nixon could go to china expr. |
|
| 58 |
Idioms |
her a'nın içinde bir b yatar |
scratch a and you’ll find b expr. |
|
| 59 |
Idioms |
her a'nın içinde bir b saklıdır |
scratch a and you’ll find b expr. |
|
| 60 |
Idioms |
müzikte (f, c, g, d, a, e ve b) hatırlatması için kullanılan uydurma bir hatırlatma cümlesi |
father charles goes down and ends battle expr. |
|
| Speaking |
|
| 61 |
Speaking |
1'den 10'a kadar bir sayı tut |
think a number between one and ten expr. |
|
| 62 |
Speaking |
1'den 10'a kadar bir sayı tut |
pick a number between one and ten expr. |
|
| Trade/Economic |
|
| 63 |
Trade/Economic |
f. a. von hayek tarafından "ekonomi" terimine alternatif olarak türetilmiş bir kelime |
catallaxy n. |
|
| 64 |
Trade/Economic |
iran'a ait bir külçe altın para |
bahar azadi n. |
|
| 65 |
Trade/Economic |
iran'a ait bir külçe altın para |
azadi n. |
|
| 66 |
Trade/Economic |
iran'a ait bir külçe altın para |
bahar-e azadi n. |
|
| 67 |
Trade/Economic |
sentetik bir a vitamini ilacı markası |
retin-a® n. |
|
| Politics |
|
| 68 |
Politics |
türkiye'nin ermeni soykırımını tanıyıp ermenistan'a tazminat ödemesini ve toprak vermesini isteyen bir marksist-leninist terör örgütü |
asala n. |
|
| 69 |
Politics |
türkiye'nin ermeni soykırımını tanıyıp ermenistan'a tazminat ödemesini ve toprak vermesini isteyen bir marksist-leninist terör örgütü |
orly group n. |
|
| 70 |
Politics |
türkiye'nin ermeni soykırımını tanıyıp ermenistan'a tazminat ödemesini ve toprak vermesini isteyen bir marksist-leninist terör örgütü |
3rd october organization n. |
|
| 71 |
Politics |
türkiye'nin ermeni soykırımını tanıyıp ermenistan'a tazminat ödemesini ve toprak vermesini isteyen bir marksist-leninist terör örgütü |
armenian secret army for the liberation of armenia n. |
|
| 72 |
Politics |
aral gölü çevresinde özbekistan'a bağlı bir idari bölge |
kara-kalpakia n. |
|
| 73 |
Politics |
aral gölü çevresinde özbekistan'a bağlı bir idari bölge |
kara-kalpakstan n. |
|
| 74 |
Politics |
aral gölü çevresinde özbekistan'a bağlı bir idari bölge |
kara-kalpak autonomous republic n. |
|
| 75 |
Politics |
usame bin ladin tarafından kurulmuş, rusya'ya karşı savaşmaları için afganistan'a asker göndermiş bir terör örgütü |
maktab al-khidmat n. |
|
| 76 |
Politics |
1970'te kamboçya'da kurulan ve 1999'a kadar faaliyetlerini sürdüren komünist bir örgüt |
communist party of kampuchea n. |
|
| 77 |
Politics |
lübnan'a özgü hristiyan paramiliter topluluğun bir üyesi |
phalangist n. |
|
| 78 |
Politics |
lübnan'a özgü hristiyan paramiliter topluluğun bir üyesi |
phalangister n. |
|
| 79 |
Politics |
filistin'de hizbullah'a bağlı bir terör örgütü |
palestinian hizballah n. |
|
|
|
| Technical |
|
| 80 |
Technical |
1000 pound'a (453 kg) eşit bir birim |
thousandweight n. |
|
| 81 |
Technical |
doğu hindistan'a özgü bir sütleğen bitkisinden elde edilen kauçuk benzeri madde |
kattimundoo n. |
|
| 82 |
Technical |
çivi tartarken kullanılan 45.5 kg'a eşdeğer bir ağırlık birimi |
keg n. |
|
| 83 |
Technical |
1000 gauss'a eşdeğer bir ölçü birimi |
kilogauss n. |
|
| 84 |
Technical |
1000 rad'a eşdeğer bir ölçü birimi |
kilorad n. |
|
| 85 |
Technical |
bir milyon rad'a eşdeğer eski bir emilen iyonlaştırıcı radyasyon birimi |
megarad n. |
|
| 86 |
Technical |
10'a eşit bir mal birimi |
daker [obsolete] n. |
|
| 87 |
Technical |
bir libre suyun sıcaklığını 32'den 212 fahrenheit'a yükseltmek için gereken ısının 180'de biri |
btu (british thermal unit) abrev. |
|
| Computer |
|
| 88 |
Computer |
bir rom'a sahip |
has a rom n. |
|
| 89 |
Computer |
lan'dan wan'a arayüz senaryosunda 10 gigabit eternet ekipmanı ile sonet uzak mesafe ekipmanı arasında uyumluluğu sağlayan bir protokol alt katmanı |
wis n. |
|
| 90 |
Computer |
bir petaflops'a ulaşan ilk süper bilgisayar |
roadrunner n. |
|
| 91 |
Computer |
2^10'a eşdeğer bir ön ek |
kibi- pref. |
|
| 92 |
Computer |
microsoft'a ait iş akışını düzenlemeye yönelik bir teknoloji |
wf abrev. |
|
| Electric |
|
| 93 |
Electric |
bir milyon ohm'a eşit elektriksel direnç birimi |
teraohm n. |
|
| 94 |
Electric |
bir milyon farad'a eşdeğer bir elektriksel kapasite birimi |
macrofarad n. |
|
| 95 |
Electric |
bir milyon farad'a eşdeğer bir elektriksel kapasite birimi |
megafarad n. |
|
| Television |
|
| 96 |
Television |
jeopardy productions'a ait abd'de popüler olan bir soru-cevap programının ticari markası |
jeopardy® n. |
|
| Textile |
|
| 97 |
Textile |
hindistan'a özgü bir tür pamuklu kumaş |
adatis n. |
|
| 98 |
Textile |
iran'a özgü tüylü koyun postundan elde edilen tabaklanmış bir deri çeşidi |
persian leather n. |
|
| Architecture |
|
| 99 |
Architecture |
cape cod'a özgü, merkezi bacası olan bir buçuk katlı basit yazlık ev |
cape cod house n. |
|
| 100 |
Architecture |
cape cod'a özgü, merkezi bacası olan bir buçuk katlı basit yazlık ev |
cape cod n. |
|
| Woodworking |
|
| 101 |
Woodworking |
hindistan'a özgü, dikenli, küçük bir ağacın odunu |
citronwood n. |
|
| 102 |
Woodworking |
hindistan'a özgü, dikenli, küçük bir ağacın odunu |
citron wood n. |
|
| Marine |
|
| 103 |
Marine |
seylan'a özgü bir tekne |
dhony n. |
|
| 104 |
Marine |
iki veya üç direkli olup yelkenleri üçgen biçiminde olan, vietnam'a özgü bir gemi |
gaydiang n. |
|
| Mining |
|
| 105 |
Mining |
mücevherat olarak kullanılan, madagaskar'a özgü bir mavi beril taşı |
madagascar aquamarine n. |
|
| Medical |
|
| 106 |
Medical |
yokluğu hemofili a hastalığı ile ilişkili bir pıhtılaşma faktörü |
hemofil® n. |
|
| Psychology |
|
| 107 |
Psychology |
carl jung'a ait bir psikanaliz teorisi |
analytic psychology n. |
|
| 108 |
Psychology |
carl jung'a ait bir psikanaliz teorisi |
analytical psychology n. |
|
| Food Engineering |
|
| 109 |
Food Engineering |
yunanistan'a özgü güçlü anason aroması olan bir içki |
ouzo n. |
|
| Gastronomy |
|
| 110 |
Gastronomy |
doğu hindistan’a özgü tatlı-ekşi bir karışım |
chutney n. |
|
| 111 |
Gastronomy |
ekvator'a özgü bir patates yemeği |
llapingacho n. |
|
| 112 |
Gastronomy |
lübnan'a özgü bir salata |
tabouli n. |
|
| 113 |
Gastronomy |
lübnan'a özgü bir salata |
tabooli n. |
|
| 114 |
Gastronomy |
lübnan'a özgü bir salata |
tabbouleh n. |
|
| 115 |
Gastronomy |
lübnan'a özgü bir salata |
tabouleh n. |
|
| 116 |
Gastronomy |
vietnam'a özgü bir tür pirinç lapası |
chao n. |
|
| 117 |
Gastronomy |
norfolk'a özgü bir çeşit haşlanmış hamur tatlısı |
norfolk dumpling n. |
|
| 118 |
Gastronomy |
et ve sebzelerle yapılan hindistan'a özgü bir yemek |
qorma n. |
|
| 119 |
Gastronomy |
genellikle şangay'a özgü bir söğüt ağacı türünün yapraklarıyla hazırlanıp yoksul kimselerce çay yerine tüketilen bir içecek |
willow tea n. |
|
| 120 |
Gastronomy |
mercimek, nohut ve kişniş gibi çeşitli sebzelerin olduğu fas'a özgü bir çorba |
harira n. |
|
| 121 |
Gastronomy |
fas'a özgü bir tür börek |
brik n. |
|
| 122 |
Gastronomy |
doğu hindistan'a özgü körili bir çorba |
mullagatawny n. |
|
| 123 |
Gastronomy |
hindistan'a özgü bir tür yufka ekmek |
papadum n. |
|
| 124 |
Gastronomy |
hindistan'a özgü bir ekmek |
poori n. |
|
| 125 |
Gastronomy |
hindistan'a özgü yumuşak bir peynir |
panir n. |
|
| 126 |
Gastronomy |
hindistan'a özgü yumuşak bir peynir |
paneer n. |
|
| 127 |
Gastronomy |
güney hindistan'a özgü bir sebze yahnisi |
sambar n. |
|
| 128 |
Gastronomy |
güney hindistan'a özgü bir sebze yahnisi |
sambhar n. |
|
| 129 |
Gastronomy |
yunanistan'a özgü bir katmer |
filo n. |
|
| 130 |
Gastronomy |
hindistan'a özgü bir lapa yemeği |
supawn [dialect] n. |
|
| 131 |
Gastronomy |
hindistan'a özgü bir pirinç çeşidi |
patna rice n. |
|
| Logic |
|
| 132 |
Logic |
kurucu önermelerin nicelik ve niteliğine göre sınıflandırılıp a, e, ı ve o harfleriyle gösterilen bir kıyas biçimi |
mode n. |
|
| Physics |
|
| 133 |
Physics |
746 watt'a eşit bir güç birimi |
h.p. n. |
|
| 134 |
Physics |
bir milyon gauss'a eşdeğer bir manyetik akı yoğunluğu birimi |
megagauss n. |
|
| 135 |
Physics |
bir milyon newton'a eşdeğer bir kuvvet birimi |
meganewton n. |
|
| Chemistry |
|
| 136 |
Chemistry |
güneydoğu asya ve hindistan'a özgü bir bitkinin meyvesinden beyaz toz şeklinde elde edilen, pikrotoksinden farklı kristalli bir madde |
menispermina n. |
|
| 137 |
Chemistry |
güneydoğu asya ve hindistan'a özgü bir bitkinin meyvesinden beyaz toz şeklinde elde edilen, pikrotoksinden farklı kristalli bir madde |
menispermine n. |
|
| 138 |
Chemistry |
doğu hindistan'a özgü tropikal bir ağacın kabuğunda bulunan nadir bir alkaloid |
neriine n. |
|
| 139 |
Chemistry |
doğu hindistan'a özgü tropikal bir ağacın kabuğunda bulunan nadir bir alkaloid |
wrightine n. |
|
| 140 |
Chemistry |
doğu hindistan'a özgü tropikal bir ağacın kabuğunda bulunan nadir bir alkaloid |
conessine n. |
|
| Biology |
|
| 141 |
Biology |
yokluğu hemofili a ile ilişkilendirilen bir pıhtılaşma faktörü |
antihaemophilic globulin n. |
|
| 142 |
Biology |
yokluğu hemofili a ile ilişkilendirilen bir pıhtılaşma faktörü |
antihemophilic globulin n. |
|
| 143 |
Biology |
yokluğu hemofili a ile ilişkilendirilen bir pıhtılaşma faktörü |
factor viii n. |
|
| 144 |
Biology |
yokluğu hemofili a ile ilişkilendirilen bir pıhtılaşma faktörü |
antihaemophilic factor n. |
|
| 145 |
Biology |
yokluğu hemofili a ile ilişkilendirilen bir pıhtılaşma faktörü |
antihemophilic factor n. |
|
| 146 |
Biology |
yokluğu hemofili a ile ilişkilendirilen bir pıhtılaşma faktörü |
hemofil® n. |
|
| Biochemistry |
|
| 147 |
Biochemistry |
karaciğerde a vitaminine dönüştürülen turuncu bir hidrokarbon izomeri |
provitamin a n. |
|
| Marine Biology |
|
| 148 |
Marine Biology |
büyük okyanus'a özgü yenebilen bir suyosunu |
karengo (porphyra columbina) n. |
|
| 149 |
Marine Biology |
atheriniformes takımından madagaskar'a özgü bir gümüş balığı |
zona (bedotia geayi) n. |
|
| 150 |
Marine Biology |
atheriniformes takımından madagaskar'a özgü bir gümüş balığı |
red-tailed silverside (bedotia geayi) n. |
|